Filatelimizde ese tabiri İngilizcedeki Essay (frz. Essai) kelimesinden türetilmiştir ve edebiyatta olduğu gibi matbu işlemlerde de deneme anlamına gelmektedir.

Bu denemelerin ilk çizimden (sketch) son onay ve baskı denemesine kadar değişik aşamalarını kısaca
anlatmak istiyorum, zira bunların değişik aşamalarına sadece ese denilmesi, bunların bugüne kadar
kategorize edilmemesi ve tanımlanmaması ciddi bir eksiğimizdir.

Bu tanımlamalar, filatelinin bilimsel bir şekilde ele alınabilmesi ve uluslararası platformlarda eşitlik
yaratılabilmesi için, kanaatimce zorunludur.

Bu makalemde eselerin bütün ayrıntılarına ve inceliklerine değinemesem de bir temel sınıfandırmanın ileri koleksiyonerlerimize faydalı olacağını umuyorum.

Devamını Oku →

PERFINLI PULLAR

Perforated Initials veya Perforated Insigna

Zimbalanmış Simgeler`dir.
Özel veya resmi dairelerde çalışan personelin pul ve/ veya posta kard`ların çalınmasını önlemek için kullanılan bir yöntemdir.
Perfin döneminden önce(1856-1868) pul`un ön veya arka yüzüne üstbaskı yapılır idi.  (Fr.:Sürsaj).
Bunlar da aynen perfin`lerde olduğu gibi şirket`in simgesini taşır idi.
Perfinlerin kullanımı ilk defa İngiltere`de görülür (1868).
Perfin cihazını (Makina) ilk icat eden Ingiliz Joseph Slober (1813-1890) dir.
İstanbul İş bankası müzesinde bulunan Perfin makinesi aşağıda gösterilmiştir. Bu bina ayrıca eski postahane binasıdır.

Devamını Oku →

Emperyalizm’in Osmanlı’ya ilk girişi

Osmanlı Devleti’nde demiryolu imtiyazı verilen İngiliz, Fransız ve Almanların ayrı ayrı etki alanları olmuştur. Fransa; Kuzey Yunanistan, Batı ve Güney Anadolu ile Suriye’de, İngiltere; Romanya, Batı Anadolu, Irak ve Basra Körfezinde, Almanya; Trakya, İç Anadolu ve Mezopotamya’da etki alanları oluşturdu. Batılı sermayedarlar, sanayi devrimi ile çok önemli ve stratejik bir ulaşım yolu olan demiryolunu tekstil sanayinin hammaddesi olan tarım ürünlerini ve önemli madenleri en hızlı biçimde limanlara, oradan da kendi ülkelerine ulaştırmak için inşa ettiler. Üstelik km başına kâr güvencesi, demiryolunun 20 km çevresindeki maden ocaklarının işletilmesi gibi imtiyazlar alarak demiryolu inşaatlarını yaygınlaştırdılar. Dolayısıyla Osmanlı Topraklarında yapılan demiryolu hatları ve geçtiği güzergâhlar bu ülkelerin iktisadi ve siyasi amaçlarına göre biçimlendirildi.

Devamını Oku →

Türkiye sınırları içinde uçak ile posta taşınması I.Dünya Savaşı sırasında askeri uçaklarla başlamıştır. 1918 yılında Osmanlı Ordusu içinde yer alan Yedi Alman Hava Bölüğüyle birlikte toplam 20 Hava Bölüğü ve 100 Türk , 150 Alman pilot yer alıyordu. Özellikle Alman birliklerinin hava yoluyla askeri posta taşıdığını biliyoruz. (Robertson, 1990:3). I.Dünya savaşı sonunda işgal Kuvvetlerinden ; Yunanlıların İzmir’den, Fransızların Adana, İskenderun, Halep ve İstanbul’dan ve İngilizlerin Batum’dan uçakla askeri posta taşıdığını da biliyoruz.

Devamını Oku →

Sahra Postası, silahlı kuvvetlere hizmet veren askeri posta sistemidir. Geçmişte, daha çok seferberlik ve savaş dönemlerinde gündeme gelmişse de, günümüzde ülkeleri dışında asker bulunduran devletler için hâlâ kapsamlı biçimde verilen bir hizmeti ifade eder. Cephedeki asker için sahra postası, onun ailesi ve yakın çevresiyle, kısacası sevdikleriyle bağının sürekliliğini sağlayan araçtır. Bu nedenle, düzgün çalışan sahra postasının savaşın çok önemli bir gereksinmesi olan yüksek moral gücünün sağlanmasında ve devam ettirilmesinde küçümsenmeyecek bir yeri vardır.

Devamını Oku →

I. Dünya Savaşı patlak verdiğinde savaşan tarafların postayı önde gelen propaganda araçlarından biri olarak seçmiş olmaları ve yüzlerce resimli propaganda kartpostalı çıkarmaları bir rastlantı değildir. Çeşitli propaganda araçları arasında düşük maliyetli fakat en etkili objeler olarak rağbet gördüler; ilginç bir benzetmeyle “fakirlerin rozetleri” olarak da anılan bu  artlar o yıllarda, inançları güçlendirmeye yönelik, istek ve morali en üst düzeyde tutmayı hedefleyen görsel mesajlarıyla propaganda tarihindeki yerlerini aldılar.

Devamını Oku →

2 Ağustos 1914’te ilan edilen genel seferberlik ile birlikte devlet düzeninde yapılan bir seri değişiklik arasında sansürün başlaması da yer alıyordu. 7 Ağustos 1914 tarihli İkdam gazetesinin birinci sayfasına konulan ve “Başkumandanlık Vekâlet-i Celilesi” kaynaklı “Tebligat-ı Resmiye”de 25 Temmuz 1330 tarihinden itibaren nelerin sansür edileceği ana hatlarıyla açıklanmıştı. Bunlar arasında her türlü yazılı yazışma da yer alıyordu. Bundan kısa bir süre sonra 16 sayfa içinde 61 maddeden oluşan “Sansür Talimatnamesi” yayınlandı.

Devamını Oku →

Bu yıl, ilk posta pulumuz olan “Tuğralı” serisinin çıkarılmasının 150. yıldönümüdür. Çağdaş posta sistemine geçişe yönelik bu önemli adımın anısına dergimizde Osmanlı postasının özelliklerini açıklayan bir incelemeye yer vermenin uygun olacağını düşündük. Gelecek sayılarda ise, I. Dünya Savaşı’nın başlamasının 100. yılını anma etkinliklerimiz çerçevesinde, o yıllarda Osmanlı sahra postasının işleyişini, posta yoluyla yapılan propaganda faaliyetlerini ve Çanakkale Savaşı sırasında sahra postasının çalışmasını kapsayan bir yazı dizisini sunuyor olacağız.

Devamını Oku →